
Spider-Man’in hızını oynanış sırasında hissedebiliyoruz. Mesela koşarken, bariz şekilde diğer canlılara kıyasla daha hızlıyız. Ya da binalar arasında örümcek ağlarımızla yolculuk ederken, bir yüzümüze rüzgar çarpmadığı kalıyor. Ancak bazen, bu kadar hızlı giderken, balkonlara ya da binaların sivri kenarlarına çarpabiliyoruz. Ya da kontrolümüzü kaybedip yere düşebiliyoruz. Artık binalara tırmanırken de zıplayabiliyoruz. Bu çok zevkli bir şey, koca bir gökdelene 4-5 zıplayışta çıkabiliyoruz. Ayrıca kontrol edebildiğimiz kamera açılarının da sınırı yok gibi. Gerçi diğer oyunlarda da hemen böyleydi, ama bu sefer grafikler çok güzel olduğu için daha bir göze hitap ediyor bu özellik. Bayrak direklerine bile tırmana bildiğimizi eklemek istiyorum. Evet, yeni güçlerimizi keşfettikten sonra, şimdi de Spider-Man olarak nasıl yaşadığımızı görelim. Bir çatının tepesine çıkıp biraz dinlenelim. M tuşuyla harita açılıyor. Buradan aktif olan, yan ya da ana görevlerden bir tanesini seçiyoruz. Ekranda mavi bir işaret çıkıyor ve bu görevin olduğu yere gitmemiz için bizi yönlendiriyor. Gerekli noktaya girince de, konuyu ve olayı anlatan bir sinematik ile karşılaşıyoruz. Spider-Man 3’ün oyununda, Kirsten Dust dışında herkes kendi karakterini seslendirmiş...
|